• Uncategorized

    Hangi Öğrenme Stiline Sahipsiniz?

    Kinestetik öğrenme stili olan bir çocuğa “dokunma” demek, o çocuğun dünyayı algılayış biçimini olumsuz yönde etkileyebilir. En iyi ihtimal bir süre kendini frenleyecek sonra merakını yine kendine özgü öğrenme stiliyle giderecektir. En kötü ihtimal kendi yapısına uygun olmayan yöntemle sizinle uzlaşma yoluna gidecek, belki de minimum düzeyde öğrenecektir. Çocuğun gelişimine yönelik araştırmalarda üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri; öğrenme stilleridir. Öğrenme Stili Nasıl Fark Edilir? Doğum anından itibaren kendini gösteren öğrenme ve düşünme süreci, kendini ergenliğe kadar geliştirir. Yetişkin bir bireyseniz okul döneminde hangi bilgileri en kolay nasıl aldığınızı düşünerek ya da oynadığınız oyunları anımsayarak öğrenme stilinize ulaşabilirsiniz. Ebeveyn olarak çocuğunuzun zorlanmadan, keyif alarak en önemlisi de kendisine güvenerek…

  • Uncategorized

    İçerik Uzmanlığı Yetkinlik Mi, Yetenek Mi?

    İnsanı ayakta tutan, yaşamını akış halinde yaşamasına izin veren olanaklardan biri de kendine has erdemlere, yeteneklere göre yaşayabilmesidir. Peki içerik uzmanlığı, içerik yazarının yeteneklerini ortaya çıkararak hayatına nasıl anlam katar? Gelin, içerik uzmanlığının kişisel güçlerimizi ne kadar temsil edebileceğine bir bakalım. Her birimizin doğuştan getirdiği yetenekleri vardır; kimimiz bunların farkında olarak büyür, kimimiz ise becerilerini belli bir yaştan sonra fark eder. Bebeklik çağından itibaren insan gelişimine saygılı bir ortamda büyütüldüysek eğer; duyularımızı da kullanarak bize has zeka çeşidine sahip çıkarız. Öğrenim sürecimizde de bu farkındalıkla yol alır; kendi kabilemizi de ortak yeteneğe sahip olduğumuz insanlarla birlikte oluştururuz. İçerik uzmanlığını da bireyin öğrenme isteğini ve bilgiye duyduğu merakı en kolay yoldan…

  • Uncategorized

    Çağımızın Mesleği İçerik Uzmanlığı Mı?

    2019 yılı itibariyle dünyada interneti kullananların sayısı 4,5 milyara ulaştı. Türkiye’de ise bu sayı 60 milyon civarında ve nüfusun yaklaşık %72’si internette vakit geçiriyor. İstediğimiz her an yeni bir bilgiye ulaşabiliyoruz, 5 saniye bile geçmeden sadece fikir edinmek istediğimiz bir ürünü almış olabiliyoruz. Bugün dünyada e-ticaret hacmi  4 trilyon dolara yaklaşmış duruma. Aklımıza gelenler ya yirmi beş dakika içerisinde evimize geliyor ya da üç gün sonra kapımızda oluyor. Bu kadar kolay karar vermemizi etkileyen unsur elbette ki yapay zekanın başarısı ancak arka planda duygularımıza hitap eden yaratıcı bir zeka bulunuyor; içerik uzmanlığı. Geçmişimizin gizli, Günümüzün yeni yeni göz kırpan, geleceğimizin ise gözde mesleği. İçerik uzmanlığını en basit anlamda açıklayacak olursak;…

  • Uncategorized

    Güçlü Yönleriniz Nelerdir?

    Çocukluk yıllarımızda yöneldiğimiz oyunlar, bizi heyecanlandıran aktiviteler kim olduğumuzu, hangi alanda yer almak istediğimizi gösterir. Yaradılıştan sahip olduğumuz güçlü yönleri sergiler. Yaşamımızın ilk yıllarında henüz beynimize bir kodlama yerleşmemiş, davranışlarımız kısıtlanmamıştır. Doğuştan gelen dürtülerle, duyularımızın yardımıyla dünyayı algılayış biçimimizde her zaman bizi biz yapan özelliklerimizin, yeteneklerimizin izi vardır. Farkında olmadan gerçekleştirdiğimiz eylemlerde, güçlü yönlerimizin izini bulabiliriz. Ancak yıllar geçtikçe bu izleri kaybetmiş ve yönümüzü başka yola çevirmiş olacağız ki; bugün herkes kendine özgü güçleri ve becerileri arıyor. Peki güçlü yönlerimizi nasıl hatırlarız? Üzerine düşünmeden yaptığımız ya da gün içerisinde en sık tekrarladığımız eylemler bize ait bir yeteneği temsil ediyor olabilir. İşte bu “düşünmeden yapabildiğimiz” aktiviteler doğal halimizi, yetilerimizi yansıtır. Güçlü…

  • Uncategorized

    Çalışma Kimliği Nedir?

    Kimliğimiz, bizi günlük hayatta kararlarımızı etkileyen en önemli olgulardan biridir.  Kişiliğimizi tanımaya yönelik hepimiz sayısızca kitap okumuşuzdur; az çok pesimist ya da kararlı tarafımız hakkında bilgimiz vardır. Ancak karakterimize ait bir çalışma kimliğinin var olduğunu duymamış bile olabiliriz. Eğer doğru mesleği yaptığınızı düşünmüyorsanız, muhtemelen çalışma kimliğinize uygun olmayan görevleri üstleniyorsunuz. Meslek seçimine yönelik bir eğitimde; iş yaşamında bizi yansıtan dört profil olduğundan bahsediyordu. Biz bu kimliklere çalışma kimliği diyebiliriz. İlk bölümde kişiyi duygularını ve hislerini gösterebilme açısından analiz ediyorlar. İkinci bölümde ise bir problemle karşılaştığında öz-kontrol ne kadar devreye giriyor ve diğerlerinin karar almasında herhangi bir etkinin olup olmadığını ölçüyorlar. Üzerinde bayağı çalışmış olmalılar ki; gerçekten ortaya çıkan sonuç sizin…